10 Kasım 2011 Perşembe

ciao Roma


Tatile çıkmak bir bakıma insanın kendi bedenini,ruhunu ve zihnini yenileme biçimi. Yepyeni biri olarak dönmeyiz ama değişiriz. Yaşadığımız yerin streslerinden uzaklaşırız. Yeni yerler ve insanlar keşfedilir,yeni uygarlıklar tanınır. Bende bu kendimi yenileme şansımı Roma'da kullandım. Orda kaldığım bir hafta boyunca en güzel pizzaları,makarnaları ve dondurmaları yedim sanırım. Tarihi bir şehirde adım atarken hep orda yaşananları düşündüm. İspanyol merdivenleri sanatçıların evleri gibi,turistlerin dinlenme durağı. Eline dondurmasını alan orada oturup manzarayı izliyor, aşk çeşmesi ise insanların ümitlerinin,hayallerinin suya döküldüğü yer. Herkesin elinde bozuk para büyük bir heycanla yer açılmasını bekliyor,gözlerini kapatıyor ve parasını atıyor. Gözlerini açtığında değişmiş bir hayat ümit ediyor. Roma'nın sokaklarında dolaşmak eski  bi çağda yolculuk gibi,her sokak sanki ayrı bi hikaye saklıyor içinde,ayrı insanlar yaşıyor sanki. Vatikandaki huzur,güçlü inançlar orada sarıyor insanı. Meraklı gözlerle gezen turistler her yerde.
Roma güneşliyken gülümserken,yağmurluyken bütün ağırlıyla insanın üstüne çöküyor.Daralan sokaklar,büyüyen evler,kararan gökyüzü,arkadan gelen hafif melodi. Bu an yaşanmaya değer. Anlatıcak çok şey varken anlatması zor bir şehir Roma,anlatılmayı değil yaşanmayı bekliyor bence. Tarihi kokusuyla,yemekleriyle,insanlarıyla her seyiyle Roma daha da yaşanmak için bekliyor. Sokaktaki ressamları,merdivenlerde oturan gençleriyle,vespalarıyla işe gidenlerle Roma bekliyor,bizi.

1 yorum: