4 Aralık 2011 Pazar

yazmak eylemi


Yazmak. Ne kadar önemli bir eylem aslında. Bazıları yazar bazıları konuşur bazıları da susar. Susarak yazar hikayesini,çevresindekilerin onu anlamasını bekler. Sessizliğinin aslında büyük bir çığlık olduğunu –kendinden başka- kimse bilmez. Bu yolu seçen odur,susmak onun tercihidir. Çığlığını duyanlar vardır ama o, o kadar sessizdir ki sevinçle geleni bile o hüznüne boğar aniden. Hayat sevinci alınmış sanki büyük bir yas havası kaplar onların bulunduğu alanı. Belki yazmaktır onun da ihtiyacı olan içini dökmek,içindeki dengesizlikleri duraksamadan yazmak. Herkes belki iyi yazamaz ama yazar. Yazmak denildiği gibi kendini ifade etme,kendini tanıtma ve iç dünyamızı tanımakta bize yardımcı olur. Insan farkında olmadan yazarak kendini bir kez daha tanır ve en önemlisi rahatlar. Yazdığı her harf,her kelime ve daha sonra oluşan cümle nefretini,acısını veya sevincini kapsar. Içinde yaşadığı o derin duyguları yanyana koyduğu harflerle aktarır. Okuyanların anlaması önemli değildir,önemli olan kaybolmuşluğunu yok etme,kendini kelimeler ve cümlelerde bulmaktır.  Nefretini,aşkını her şeyini yazabilir insan. Içinden geldiği gibi kalemi eline aldığında düşünmeden yazmak önemlidir. Aklımızda acaba sorusu olmadan kendini o ana vermek önemlidir. Son noktadan sonra bir oh gelir,anlattım kendimi işte bütün yaşadıklarım bunlar. Bunlar yüzünden hüzünlüyüm veya bunlar yüzünden mutluyum. Hepsi bu işte. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder